10/04/2009

Erzurum çarşı pazar.

It's time to go beyb.
Ortasından deniz geçen güzel şehrimi terk ediyorum.

...Leylim aman aman.

9/29/2009

gadblesdismüğzik.

Yaklaşık 1.5 yıldır unutmak, alakasız zamanlarda hatırlamak, üşenmek, vakti olmamak gibi uyduruk sebeplerden dolayı Dredg dinlemezken, Yatahaze'nin güzelliğini birden ayırt etmemle silkelendim, kendime geldim. Niye yaşıyormuşum ben yahu? dedim. Sürreal bir andı; ışığı gördüm, geldim.

9/27/2009

Adalardan bir yar gelir bizlere.

Üzmeyin bu kızı çocuklar.

Üzmeyin demedim mi lan?


Ballet Shoes.


Bu kız gerçekten üzülmüş.
Ama yerim ki ben.

Peki ya blogspot'un fotoğrafların
kalitesini sömürmesi meselesi ne olacak?


afjalkdfjalkfjalksdjaslkdjalsdajlsjda
ışığı görmüşüm orda.
Meymenetsiz diyorum da kim dinliyor sanki?

9/25/2009

eighteen and life to go.

(Atıcam kimliği masaya gözüne gözüne sokucam, ver lan biramı! dicem.)





-Kimlik?
-Şöyle göstereyim.
...

8/05/2009

Russian Mountains

Bir yere bakmaya çalışırken bütün vücudu döndürmek zorunda kalmak ne boktan şey anasını satayım. Artık Allah belamı versin dememeyi öğrenmeliyim, ciddi ciddi veriyor sonra.

7/14/2009

Oyun içinde oyun.

Bir insana sürpriz doğum günü hazırlamak için neler gereklidir? Önceden kafamda kurduğum birkaç plan vardı tabii, hatta öyle ki bu çabayı Divan şairlerini ezberlerken harcasaydım edebiyat sınavlarından minimum notları almış olmazdım belki de. İşte buna yakın şeyler düşünüyordum sol yanımda firavun tabutu figürüyle uyuyan ablama döndüğümde.
Ama ertesi gün karşılaşacağım o nahoş sürprizden sonra bunların da anlamı kalmayacaktı, o sırada bilemezken. Hiçbir şeyden haberi yok zannedilen doğum günü kişisinin aslında her şeyden haberdar olması, bunca çabadan sonra fazla can sıkıcıydı. Ama olsun, mukadderat.
Neyseki günün geri kalanında yenilir, içilir, keyifler yerini bulur, eğlenilir, coşulur.
Burdan beni eylülde doğurmayı tercih etmiş olan anneme teşekkürlerimi iletip, yazımı bitiriyorum.
Kimlik soracaklar korkusu olmadan devam edeceğin yeni hayatına merhaba de Bopik!

6/30/2009

Bol adamlı kahve.

Yüreğim kabarmış. Aslan var. Uzun suratlı bir adam, saçının önü Elvis Presley'inki gibi. Geniş omuzlu, aydınlık bir yola bakıyor. Ama üzgün sanki.
İskelet var, aslanın arkasında sırtına dokunmuş bir adam var. Hayııır! Aslanın sırtına çıkmış geliyor. Aslan çok dikbaşlı, kuyruğu var uzuun uzun.
Adamın tepesinde iki kız var. Birbirlerine bakıyorlar. Topuz yapan kıza dokunmuş saçını iki kulak yapan tek kollu kız (hayır anlamadığım, kız tek kolluyken saçını iki kulak nasıl yapmış?).
Kabaran yüreğin üstüne bir adam oturmuş, yanındaki öbür adamı çekmiş düşürmüş (bu durumda aklıma tek bir ihtimal geliyor ama neyse...).
Nur yüzlü bir adam var bir de. Sakalları var ama yüzü yok.
Dört tane göz gördü o sırada Sedef ve ardından bir rakam görüverdi. One ( sayıyla 1). Ters dönmüş bir kalp var (bu benimki olabilir, zira kendisi başaşağı olmuş durumda.) Kelebek, iki kısa yol, hilal ve daha birçokları...
Yüreğim hilalden kopar gider kimbiliir hangi diyarlara. (Belki de limanlara.)
İki yüzlü bir adam var, bir yüzü karanlık bir yüzü aydınlık. Büst gibi çıkmış. Bir tane de kambur ve üzgün bir adam var.
Orda olmasına çok gerek varmış gibi (sanki ben bilmiyorum) koca bir soru işareti de öylece sırıtmakta.
Haydi hayırlısı.

Bir geyik almış başını gidiyor, önü de açık.

Ters a, ok işareti, ok işaretinin üstünde deniz kızı; saçları uçuşuyor, ağzından bir şeyler çıkıyor. Çaresiz gibi sanki. Bir yunuus, bir öküz var. Bir de kurukafa var, beş tane de kalpcik var. Onların tepesinde bana tapan kocaman bir kalp daha var.
Arkası dönük hayvan (geyik ya da tercihen öküz de olabilir) gidiyor. Önü de açık şerefsizin.
İki kişi var birbirine bakan... Sağdaki erkek soldaki karı, bir kalbin içinde ha öpüştü ha öpüşeceklermiş gibi duruyorlar.
Taç takmış bir kız yüzü var (sinsi), kısa saçlı. Bakışlarını hiç sevmedim...

6/22/2009

M.insomnia

Gece saat 1.30 gibi uyuma ümidiyle yatağa uzandıktan ve uyuma eylemini gerçekleştirebilmemin 3-4 saat sürmesinden sonra şu sonucu çıkardım: erken yatmakla uğraşmamalıyım. Hayır nasıl olsa uyuyamıyorum, bari Sims falan oynayayım da canım sıkılmasın değil mi.
Bir de şu uyumaya çalışırken insanın aklına gelen, saçma sapan düşünceler bütünü. Kulaklarımda sürekli bir Prelude melodisi beynimi kemirmeye çalıştığına kesinlikle ikna olduğum düşüncelere karışırken nasıl uyuyabilirim ki zaten?
Mesela Türkiye' deki erkeklerin beşinden birinin adının Mustafa olması canımı çok sıkıyor; kasıt arıyorum, bulamıyorum. Hayır Caddecan falan gibi marjinal isimler dururken Mustafa niye?
Sonra aklıma "Olum bu sene iki kişiden biri üniversiteyi kazancakmış lan"
efsanesi geliyor ve geçenlerde 2009 ÖSS' yle 3 saat kadar bakıştıktan sonra hayatın yalanlarla bezeli olduğu gerçeğiyle bir kez daha tokat yemişe döndüğümü hatırlıyorum, ama neyseki daha beni bekleyen koskoca bir komisyonun olduğunu hatırlayıp daha da gerilmeyi başarıyorum.
Soğuk bir yer bulabilmek umuduyla yastığımı alıp yatakta köşe kapmaca oynarken bitap düşüp uyuya kalmış olmalıyım. Bu sonuca gözümü yatağın ayak ucunda açtığımda vardım.
Bir dahakine daha erken kalkıp daha erken yatacağım, olmazsa Sims'le idare ederim artık.

6/17/2009

Görünmeyen.


5/19/2009

Adoro 'Mexicana'

Bu sefer konuşmuyorum,trans halindeymişim gibi görünüyor.

Sedef içi dışı bir kızdır.


Güneşin alnındaydık; pişiyorduk, pişiriyorduk,

ama gözlerimizi açık tutarak fotoğraf çekmeye çalışmaktan yılmıyorduk.

oğye



Huzur bu olsa gerek.




Sanırım mezuniyet kıyafetimi bununla değiştireceğim.



Tokat yemişe benzemek.


Savunmasız bir halimden faydalanılarak yakalanmış
spontane bir kare olmalı bu.



Kedim,
Mısır'dan getirttim.


Bunu nereden biliyorum acaba?





Ölü taklidi yapan (ukala).





4/04/2009

Güneşi göremeden döndük.

Tam o sırada boş gözlerle arkasını okuduğum bu kitabın o günü takip eden 3 günün kabusu olacağını nereden bilebilirdim ki?



Nihayet içindeki şizofreni ortaya çıkardık.
Ben ve pek sevdiğim 'night landscape'


Nivea Lipstick ile parıltılı gülüşler efendim!

'Napiyim'





bom bom bamtiri taka taka
diyesimi getirdi bu boynu kopuk duruşum.

Biz ailecek hayattan çok zevk alırız.

İşte böyle.

Kendimi dünyanın en anlamlı bakan insanı ilan etmekte bir sakınca göremiyorum.





Fiziksel atık.
Seni bir takım şeylerin kıymetini bilmeye davet ediyorum,
SABIRLA.

3/27/2009

Evet tam 45.

aslında orda görülmesi gereken bir şey yok.
hep yorgunluktan oluyor bunlar.

2/28/2009

Beyoğlu'nda gezmek zor iş.

Hola!

Biraz tuhaf alışkanlıklarım vardır
yediğim yemekle konuşmak gibi.

ve müfettiş gecıt kılığında dolaşırım

ve işte: the goethes <3


dişini yiyim! (1111111111)







yengeç misin nesin çocuk?

NİYE çekiyo'sun ki??!

başarılarının devamını dilerdim,
ama babana yazık
capon <3


görmemiş insan modelinin kestane aşkı

-aha kamera!
-hadi biz de çekilek hacı,hatıra olur.
yurdum insanı

(burjuvazi kokmak) öyle böyle değil.

ve yazıyı şöyle bitirmek istiyorum:
çabuk saklan baba geliyor! (serbest çağrışım)